Şuna inanmak lâzımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz herşey kadının eseridir. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azamî derecede istifade etmek zorunludur. İktisaden zayıf bir millet sefaletten kurtulamaz; kuvvetli bir medeniyete, refaha ve saadete kavuşamaz, sosyal ve siyasal illetlerden yakasını kurtaramaz. Hudutlarının mühim ve büyük aksamı deniz olan Türk devletinin donanması da mühim ve büyük olmak gerekir. O zaman Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır. Müziksiz hayat mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve herşeyidir. Uygarlık öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder. İçinde bulunduğumuz uygarlık ailesinde lâyık olduğumuz yeri bulacak, onu koruyacak ve yükselteceğiz. Uygar olmayan insanlar, uygar olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar. İstikbal göklerdedir. Toplumsal hayatın başlangıcı aile hayatıdır. Cumhuriyetin iç siyaseti, vatandaşın yaşayışını hiçbir baskı ve saldırının etkisinde bırakmaksızın temin etmektir. Biz uygarlıktan, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. Memleket sağlam bir birliğe muhtaçtır. Alalade politikacılıkla milleti parçalamak hiyânettir. Medenîyim diyen Türkiye’nin hakikaten medeni olan halkı baştan aşağıya dış görünüşüyle dahi medenî ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermeye mecburdur. Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet pâyidar kalacaktır. Biz Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. Herkesin polisi kendi vicdanıdır, Fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır. Biz hepimiz milletvekili olabiliriz, bakan olabiliriz, hatta cumhurbaşkanı olabiliriz; ama sanatkâr olamayız. Böyle olunca sanatkârz el öpmez, sanatkârın eli öpülür. Sinema öyle bir keşiftir ki, gün gelecek barutun, elektriğin ve kitapların keşfinden çok dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, dünyanın en uzak uçlarında oturan insanların birbirlerini tanımalarını, sevmelerini temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş, görünüş farklarını silecek, insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya lâyık olduğu önemi vermeliyiz. Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. Bütün insanlar, bir toplumsal vücudun organlarıdır ve bu sebeple birbirine bağlıdır. Öğrenci her ne yaşta olursa olsun, onlara geleceğin büyükleri gözüyle bakılmalı ve öyle muamele edilmelidir. Çağdaş uygarlığı anlayabilmek, kavrayabilmek, dünya yüzünde eski uygarlıkları, bütün insanlığın ilk uygarlıklarını tanıyabilmekle mümkündür. Servetin meşru yolu, bilgiyle ve fedakarlıkla çalışmak ve tasarruf etmektir. Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Milliyetin en belirgin niteliklerinden biri dildir. Türk milletindenim diyen insan herşeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz. Ülkenin ve devrimin içerden ve dışardan gelebilecek tehlikelerde korunması için, bütün ulusçu ve cumhuriyetçi güçlerin bir yerde toplanması gerekir. Demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha önemli güvenlik silahıdır. Demiryolları, Türk milletinin refah ve uygarlık yollarıdır. Yurtta sulh, cihanda sulh. Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım. Tiyatro bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır. Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. Sanatkâr, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır. Millî kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız. Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek, insanlığı şaşırtacak bir nitelik alır. Ne mutlu Türküm diyene! Polis asker kadar disiplinli, hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır. Türk! Öğün, çalış, güven. Bir ulusun değişikliğinde ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir. Eğer devamlı barış isteniyorsa, kitlelerin durumunu iyileştirecek uluslararası tedbirler alınmalıdır. Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur. Millet sevgisi kadar büyük mükâfat yoktur. Bizce, Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi, bugün de en muhterem mevkide, herşeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır. Türk ulusunun idaresinde ve korunmasında ulusal birlik, ulusal duygu, ulusal kültür en yüksekte göz diktiğimiz idealdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Gençler, benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum. İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülecek bir sistemdir. Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Esas olan, bütün her yaştaki Türkler için beden eğitimi sağlamaktır. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözünü atalarımız boşuna söylememişlerdir. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim. |